Ekonomi Yalnızca Sayılardan mı İbarettir?
Ekonomi denildiğinde aklımıza ilk önce karmaşık grafikler, sonu gelmeyen sayılar ve belki de çok uzun süren dersler gelir. Aslında ekonomi bu grafikler, para ve karmaşıklıktan önce temelde insan tercihleridir ve her gün verdiğimiz kararların merkezindedir. Bizlere korkutucu gelen kısmı olan sayılar ise ekonomi için birer araçtır, asıl amaç değildir. Peki ekonomi nasıl günlük hayatımızı bu kadar etkiler veya yönlendirir? En basit haliyle market fiyatları, kira artışları, cebimizdeki parayı geldiğinde harcamak veya bir şekilde birikim yapmak, duyduğumuz faiz veya enflasyon oranları fark edip odaklanmasak bile bunlar günlük hayatımızı etkileyen bir kısım ekonomik durumlardır ve bunlardan hareketle her gün bir tür ekonomik kararlar vermiş oluruz. Bir fincan kahvenin ekonomisi mesela, kampüs kantininden bir fincan kahve alırken sadece kahve içme isteğini veya susuzluğunu gidermiyorsun basitçe bir ‘Fırsat Maliyeti’ hesabı yapıyorsun. Kahveye vereceğin parayı otobüse binmek için de kullanabilir veya kahve sırasında beklediğin süreyi kütüphanede de geçirebilirdin. Ekonomi ise tam olarak bu ’tercih’ anında başlar. Sayılar ise bize yalnızca sonuçları raporlar. Ekonomiyi hiç bilmemek yaşanan olayları yalnızca sonuçlarıyla değerlendirmemize neden olur. Bu nedenle hepimizin aşina olması gereken temel kavramlar vardır. Temel kavramlara aşina olmak bu sonuçların ardındaki nedenleri sorgulayabilmemizi sağlayacaktır. Böylece ekonomi, herkes için anlaşılır bir hale gelecektir. İşte bu blog tam olarak bu noktadan yola çıkarak oluşturuldu.
Ben Kimim ve Bu Blog Neden Var?
Selamlar, ben Şevval Vural KTO Karatay Üniversitesi İslam İktisadı ve Finans 2. Sınıf öğrencisiyim ve Uluslararası Ticaret ve Lojistik bölümünde çift ana dal yapmaktayım. Bu blog sayfasında yapmayı amaçladığım birçok şeyin en temelinde ekonomi hakkında temel bilgiler vermek ve anlaşılır bir kaynak oluşturmak yer alıyor. Burada en temelden ekonomiden ve geleneksel ekonominin asıl sorusu olan ‘Nasıl kazanırım?’ düşüncesinden bahsederken diğer yandan da İslam İktisadı’nın temelinde yer alan ‘Nasıl paylaşırım?’ konusunu bir ders niteliği taşımadan anlaşılır hale getirmeyi planlıyorum çünkü bence mesele kasanın ne kadar dolduğundan çok hangi yollarla dolduğudur. Burada şu ayrımı net bir şekilde belirtmeliyim ki bu blog bir ders kitabı niteliği taşımamakla beraber bugüne kadar okuduğum ve öğrendiğim, doğruluğundan emin olduğum her türlü bilgiyi siz değerli okuyucularıma aktaracağım ve aslında öğrenirken öğreteceğim. Özetle asıl amacım ekonomiyi gündelik hayatımızdan yola çıkarak anlatmaktan geçiyor. Peki sizce ekonomiyi anlamaya, gündelik hayatımızdan başlayarak bakmak mümkün mü?

Bir yanıt yazın